Bir tarafta orman yangınları, bir tarafta felakete dönüşen yağışlar ve seller, bir taraftan da kuraklık tehlikesi.
Hakikaten son senelerde mevsimler değişti ve anormal bir yaz mevsimi yaşamaktayız.
Mesela geçen senelerde de buna benzer şeyler yaşadık.
Bu konu ile alakalı yazılı ve görüntülü basında çok fazla haber görmekteyiz.
Ülkemiz ve Dünya’daki orman yangınları da hakikaten çok üzücü bir durum.
Bugün kuraklık tehlikesine dikkat çekmek istiyorum.
Her geçen yıl biraz daha artan kuraklık tehlikesine karşı daha geniş çaplı ağaçlandırma çalışması yapılmalı.
Bu manada çorak alanların mutlak surette yeşillendirilmesini ve sulama sıkıntısının çözümü için yeni yatırımlar yapılmasını isteyen vatandaşlar, ilçelerdeki kuraklığın endişe verici boyutlara ulaştığını söylediler.
Mesela Elmalı, Korkuteli ve Serik gibi ilçelerimizdeki köylerde özellikle geçmiş yıllarda yaşanan kuraklık tehlikesine karşı başlatılan ve köy halkının gönüllülük esasıyla hayata geçirdiği ağaçlandırma seferberliğini devam etmeli.
Bilhassa ilçelerdeki köylerde en önemli sorun halen içme suyu ve sulama suyu sorunu.
Sulama suyu sıkıntısı son senelerde iyice artmış durumda.
Eskiden günlerce yağan yağmurlar artık 10-15 yıldır yok.
Kuraklık tehditi giderek artarken, gelişi güzel açılan sondajlar da susuzluk sorununu artıyor.
Göllerdeki su azalırken, giderek evlerde içtiğimiz musluk suyu bile azaldı.
Kanaatimce süratle yeni çalışmalar yapılmalı.
Sulak alanlar ve meralar korunmalı.
Göller kurumaktan kurtarılmalı.
Öte yandan yanan ormanlık alanlarımızın da süratle ağaçlandırma seferberliği ile yeniden ağaçlandırılması lazım.
Sağlıcakla kalın.
Bu yazı toplam 616 defa okunmuştur.