Trafiğinden çarpık yapılaşmasına, görüntü kirliliğinden asayiş noktasındaki her olumlu ve olumsuz gelişme bu şehrin görüntüsünü yansıtıyor ve gelecek adına şekillenmesine neden oluyor.
Her gelişen ve nüfusu artan şehir gibi Antalya’nın gerçekten kronik sorunları var.
Ve bu sorunlar farklı nedenler ve gelişmelerle daha da karmaşık hale geliyor.
Böyle bir tabloda trafiğinden ulaşıma, çevre kirliliğinden otopark sorununa kadar her alanda ‘’hissedilir’’ derecede sorunlar yaşıyoruz.
Turizm deyince ülkemizde Antalya ilk akla gelen şehirlerin başında geliyor.
Bu yönüyle Antalya’nın turizmin amiral gemisi olması gibi çok önemli bir özelliği ve misyonu var.
Bu bakımdan var olan sorunları görmezden gelemeyiz.
Hele hele hafife hiç alamayız!
Son yaşadığımız Kahramanmaraş depremi tüm şehirler gibi Antalya’da da önceliğin Kentsel Dönüşüm ve çarpık yapılaşma gerçeği ile yüzleşmesini artık kaçınılmaz yaptı.
7.7 ve 7.6 şiddetindeki depremler sonrasında yaşadığımız acının ve üzüntünün gerçekten tarifi yok…
Bu acıların bir daha yaşanmaması için kurallı, kimlikli, planlı ve proğramlı bir şehirleşme modelini öncelemeliyiz.
Artık bu yaşamsal bir gerçek!
Bu gerçeği bilerek, unutmadan ve her zaman dikkate alarak hareket etmeliyiz.
Antalya’daki STK’ların görüş ve uyarılarına artık duyarlılık göstermeliyiz.
Yerel yöneticilerden ilgili kurum ve kuruluşlara kadar planlı bir şehir için kafa yormalıyız.
Bu yazı toplam 482 defa okunmuştur.