- IMKB
% - Altın
3794.196
%-0.63 - Dolar
37.9483
%-0.03 - Euro
42.102
%2.22
- 17:11 - Korkuteli'de bozuk yollar tepki çekiyor
- 16:43 - Başkanı tutuklanan Gelendost Belediyesi’nde Başkan Vekili İsmail Kurtbolat oldu
- 16:32 - Memurlar maaşlarındaki erimeye çözüm bekliyor
- 16:28 - Emlakçılıkta tabela dönemi başlıyor
- 16:21 - Doğal gaz, bir sektörü bitirdi
- 15:43 - Kira artış oranı düştü, Antalya’da fiyatlar değişmedi
- 13:58 - Büyükşehir’den Korkuteli grup yollarında çalışma
- 12:30 - "Hazine bu ay da rantiyeye çalışacak"
- 12:24 - Antalya basını yasta
- 12:12 - CHP'den yağmur altında imza kampanyası
- 10:23 - Büyükşehir’den Korkuteli grup yollarında çalışma
- 18:53 - Et sektörü karamsar
- 18:48 - İYİ Parti’de bayramlaşma
- 18:01 - Yaşam Hastanesi: "Kanserle mücadelede erken teşhis hayat kurtarır"
- 17:43 - TFF 2. Lig: Isparta 32 Spor: 2 - Kepezspor: 4
Ömer Yetgin / BUGÜNLÜK





Deprem gerçeği ile yaşamak...
Doğal afetler, yıkımlar, yangınlar, heyelanlar ve sel felaketleri...
Tüm bunlar doğanın kendi döngüsü içinde jeolojik ve fizyolojik değişimler sonucu çevre tahribatının da etkisiyle yaşantımızda acı anılar bırakan afetler olarak karşımıza çıkıyor...
Çok yakın bir tarihte Kahramanmaraş merkezli 7.7 şiddetindeki depremde hayatını kaybeden binlerce vatandaşımız oldu. Depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza yardım toplama konusunda büyük bir kenetlenme örneği gösterdik. Maddi ve manevi olarak kayıplarımızın yansımaları ise sürüyor.
Diğer taraftan 17 Ağustos tarihi; hepimizin belleğinde derin tahribatlar bırakan ve binlerce insanımızın hayatını kaybettiği, yaralandığı, maddi ve manevi kayıplar yaşadığımız Marmara bölgesi ve çevresinde çok geniş bir alanda yaşadığımız o acı depremi anımsatıyor.
17 Ağustos 1999 yılındaki 7.2 şiddetindeki depremin yıl dönümünde acı hatıralarımız, kayıplarımız ve yaşadığımız travma yine belleklerimizde yer ederken, doğal afetlere karşı hazırlıklı olmamızı kaçınılmaz kıldı.
Çok acı tecrübeler yaşadığımız bu depremin her yıl dönümünde değil; yaşantımızın her anında depremle mücadele kültürümüzün yerleşmesi gerekiyor.
Yakın zamanda orman yangınlarının acılarını sarmadan, sel ve heyelan felaketleri ile yüreğimizin yandığı bugünlerde bir başka doğal afet gerçeği olan deprem olgusuyla da yüzleşmeliyiz.
Deprem kuşağında olan ülkemizin; asla ve asla unutmaması gereken en önemli faktör; mevcut binaların depreme dayanıklılığı ne durumda?
Özellikle 2000 yılından önce yapılan binaların fiziki durumunun ne olduğu sorusu; birçok kez tartışılmasına, gündeme getirilmesine rağmen, bu acı gerçeği gözden kaçırıyoruz ne yazık ki…
Kentsel Dönüşüm olgusu son derece önemli bir olay. Ekonomik ömrünü tamamlamış, virane ve yıkılmaya yüz tutmuş binaların yıkılarak yerine yeni binaların yapılması, her şeyden önce güvenilir bir ortam açısından gerekli.
Güvenli binalar deyince depreme dayanıklı binalardan söz ediyorum.
Deprem gerçeğini sadece acı tecrübelerin yaşandığı olaylarda anımsamak da yanlış!
Deprem olgusu, yaşantımızın bir gerçeği.
Ve bu gerçeği bilerek yeni yaşam alanları oluşturmalıyız.
Bu anlamda ekonomik ömrünü tamamlamış binaların yıkılarak yerine depreme dayanıklı binaların yapılması kaçınılmaz…
Bu anlamda şehir merkezindeki Işıklar, Güllük, Şarampol, Dokuma, Kışla, Yüzüncü Yıl, Varlık, Yıldız, Altındağ, Deniz mahallesi ve Konyaaltı Caddesi gibi yerleşim birimlerinde öyle binalar var ki, görüntüsü ile her şeyi anlatıyor bizlere.
Kent merkezinde özellikle eski yerleşim birimlerindeki binaların fiziki yapısının yetersizliği bu endişeyi çağrıştırırken, deniz kenarına yakın bölgelerdeki çok katlı binaların durumu da bir başka tartışılması gereken konu.
Çoğu zaman önemsemediğimiz bu en önemli konu; aslında sadece Antalya’nın meselesi değil elbet…
Ülkemizin temel bir gerçeği…
Deprem gerçeğiyle yaşamamız gerektiğini unutmadan, çok katlı yapılaşma modelinden az katlı ve doğal dokuyu koruyan bir planlama modeline geçmemiz, eski, yıpranmış, fiziki yapısı yetersiz binaların durumuna bir neşter vurmamız artık kaçınılmaz…
Her deprem sonrası bu gerçeği yeniden gözden geçirmek yerine; zaman kaybetmeden, acılar yaşanmadan, kararlı adımlar atılmalı.
Deprem kuşağında olan bir ülke olarak acı tecrübelerden ders çıkararak depreme dayanıklı yapılar konusunda ciddi bir yapılanmaya geçmeliyiz...
Kovanlık Bıyıklı Tarlaları Su AltındaKahraman Köktürk
Hız, dikkatsizlik…Ömer Yetgin
Kurslar ve etkinliklerMustafa Yetgin
İMAMOĞLU’NU KİM ÇAĞIRIYOR?Eşref Ural
Bayram heyecanımız nereye kayboldu?İSA KAVLAK
HEYBEDEKİ BÜYÜK TURP:TÜRKİYEGürsel Kaya
EMEKLİ OLUNCA ÇALIŞMAK İSTEMEMRaziye Gök Aktaş
ŞEHİRLEŞME-4Muharrem Yellice
NAZIM’I ABARTISIZ ANMAKYALÇIN DUMAN
Bakü’de iklim anlaşmazlığı: Dünyayı kirletenlerin YüzsüzlüğüMustafa Yıldıran
MUHASEBECİLERİN HAKLI İSYANIKamil Başkonak
CUMHURHİYET’İMİZİN 100 YILINI KUTLARKEN…Binali Efe
Kemer ve temizlik çalışmalarıAdem Vural
SEÇİMEyüp Koçak
Kesik Minare meselesi…Yusuf Katrağ
Kira Artış Oranı Düştü, Antalya’da Fiyatlar Değişmedi
Antalya İş Dünyasından Boykot Çağrılarına Tepkiler
Antalya’da Bayram Tatiline Yağmur Engeli
Atb Hal Endeksi: Sebze Ve Meyvede Miktar Geriledi, Fiyatlar Yükseldi
Isparta’da Bayram Öncesi Gül Lokumu Satışları Arttı
Müsi̇ad Antalya’nın İftar Programında İş Dünyası Bir Araya Geldi
Sanayi Ve Teknoloji Bakanı Kacır: "Türkiye, Küresel Pazarın Yüzde 68’ini Kontrol Ediyor"
9 Günlük Bayram Tatili, Antalya’daki Otelleri Hareketlendirdi
Tel : 0 242 311 76 60 0 242 311 76 61 | Faks : 0 242 311 46 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim