- IMKB
% - Altın
3791.417
%-0.70 - Dolar
37.982
%0.09 - Euro
41.9629
%1.98
- 17:11 - Korkuteli'de bozuk yollar tepki çekiyor
- 16:43 - Başkanı tutuklanan Gelendost Belediyesi’nde Başkan Vekili İsmail Kurtbolat oldu
- 16:32 - Memurlar maaşlarındaki erimeye çözüm bekliyor
- 16:28 - Emlakçılıkta tabela dönemi başlıyor
- 16:21 - Doğal gaz, bir sektörü bitirdi
- 15:43 - Kira artış oranı düştü, Antalya’da fiyatlar değişmedi
- 13:58 - Büyükşehir’den Korkuteli grup yollarında çalışma
- 12:30 - "Hazine bu ay da rantiyeye çalışacak"
- 12:24 - Antalya basını yasta
- 12:12 - CHP'den yağmur altında imza kampanyası
- 10:23 - Büyükşehir’den Korkuteli grup yollarında çalışma
- 18:53 - Et sektörü karamsar
- 18:48 - İYİ Parti’de bayramlaşma
- 18:01 - Yaşam Hastanesi: "Kanserle mücadelede erken teşhis hayat kurtarır"
- 17:43 - TFF 2. Lig: Isparta 32 Spor: 2 - Kepezspor: 4
Eyüp Koçak / Muhabir Türk





Geçmişte yaptık, yine yapabiliriz…
Türkiye, bugün hem Ortadoğu politikaları konusunda hem de ekonomi politikaları konusunda zorlu bir süreçten geçiyor. Dün olduğu gibi bugün de ülkemizi istemeyen, ülkemize karşı güçlü husumet besleyen ülkeler var.
Onlar, her türlü kötülüğü kendilerine siper yapmış, sözde dost, özde düşman ülkeler…
Ülke olarak balık hafızalı olabiliriz ama öylesine cesurlar ki, kim olduklarını bir an olsun yaptıklarıyla unutturmuyorlar. En son Suriye meselesine bakmamız, Suriye meselesinde yaşananları değerlendirmemiz, bu ülkelerin ne mal olduğunu anlamamız için yeterli.
Suriye’de güvenli bölge oluşturulması için gerçekleştirilen haklı operasyonlarda bile; aynı dine mensup olduğumuz ülkeler, bizlere olan tavırlarını net bir şekilde ortaya koydular. Avrupa Birliği ülkelerinin büyük bir çoğunluğu bugün kendi meclislerinde gerçekleştirilen harekâtı kınıyor, terörün değirmenine su taşıyorlar.
Böylesine bir durum bizim kaderimizde olsa gerek, bu tavır hiçbir zaman değişmedi.
Mesela, Filistin…
Onlar bile böyle bir süreçte bizleri kınama cesareti gösterdiler. Bu cesarete karşı çıkan hiçbir insan evladına ne gazetede, ne sosyal medyada, ne de televizyonda rastlayabildik.
Düşünebiliyor musunuz; Mısır’ın Filistin’e kapılarını kapattığı bir dönemde, bizim insanlarımız Mavi Marmara gemisiyle yola çıkıp, onlar için şehit düşmüştü.
İyi olmanın, vicdanlı olmanın bir bedeli vardır. Her zaman iyi ve vicdanlı olan ülkemin kaderi bu! Bundan önce böyleydi, bundan sonra da böyle olmaya devam edecekler. Ecnebi memleketleri bir kenara bırakın; peygamber torunlarının başını kesen zihniyetlerden, Kurtuluş Savaşı’nda bizi İngilizlere satan zihniyetlerden başka bir şey beklemek hata olmaz da ne olur?
Bugün Cumhuriyetimizin kuruluşunun 96’ncı yıl dönümü. Bugün, geçmişin muhasebesinin yapılmasının gerektiği bir gün! Dün bize Çanakkale’de kurşun sallayanlar, bugün Avrupa Parlamentosunda, Washington’da parmak sallıyor. 96 yıl önce ne iseler, 96 yıl sonra da o olacaklar.
Peki, ne olmalı?
Bakın tarihi bizden daha iyi ve kanlı yaşayan bir millet yok.
Gençlerimize, çocuklarımıza tarihimizi doğru ve tam öğretmeliyiz. Biz tarihimizi yok saydığımız için, bugün milletler bizlere her türlü kötülüğü yapma cesaretini gösteriyorlar. Çocuklarımızı, gençlerimizi ve bu ülkenin vicdanlı insanlarını çok acele siyaset bataklığından temizlememiz gerekiyor. Siyaset bataklığında çırpınan gençlerimizin birbirine düşmanlığının sonlandırılması, birlik ve beraberlik duygusunun yeniden egemen olacağı bir anlayışın ülke genelinde tesis edilmesi gerekiyor.
Geçmişe kin duyan değil, geçmişi anlayan bir gençlik zihninin egemen olması gerekiyor.
Kurtuluş Savaşı’nda bile eğitim kongrelerini ihmal etmeyen Ataların izinden gitmek, eğitimi her şeyin üstünde görmek gerekiyor. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği muasır medeniyetler seviyesine çıkmak gerekiyor.
Ülkeyi din bezirgânların kurtarmak için dün olduğu gibi bugün de tekke ve zaviyelerin kapatılması gerekiyor. Bugün emperyalizmin etkisinde kalmayan tek bir İslam ülkesi yok. Bunun nedeni; din adı altında dinsizleştiren, namus adına namussuzlaştıranlar değil mi?
Ve son olarak, bu ülkeye giriş yapan 4 milyon Suriyeliyi sağ salim güvenli kentlerine yerleştirmek, Kürt sorunu gibi yeni bir Arap sorunu oluşturmalarının önüne geçmek gerekiyor.
29 Ekim 1923 sıradan bir tarih, Türk milletinin var oluş mücadelesi sıradan bir mücadele değildir. Biz geçmişte bulunduğumuz durumdan daha kötülerini yaşadık ve onları denize döktük.
Yine yapabiliriz.
Yine özümüze döndüğümüzde, elimiz kalbimize ve vicdanımıza koyduğumuzda, şanlı zaferlerimize yeni zaferler ekleyebiliriz. Yeter ki bu mücadele, bu istek ve bu kararlılık olsun.
Yalnız ve güzel ülkemin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun…
Kovanlık Bıyıklı Tarlaları Su AltındaKahraman Köktürk
Hız, dikkatsizlik…Ömer Yetgin
Kurslar ve etkinliklerMustafa Yetgin
İMAMOĞLU’NU KİM ÇAĞIRIYOR?Eşref Ural
Bayram heyecanımız nereye kayboldu?İSA KAVLAK
HEYBEDEKİ BÜYÜK TURP:TÜRKİYEGürsel Kaya
EMEKLİ OLUNCA ÇALIŞMAK İSTEMEMRaziye Gök Aktaş
ŞEHİRLEŞME-4Muharrem Yellice
NAZIM’I ABARTISIZ ANMAKYALÇIN DUMAN
Bakü’de iklim anlaşmazlığı: Dünyayı kirletenlerin YüzsüzlüğüMustafa Yıldıran
MUHASEBECİLERİN HAKLI İSYANIKamil Başkonak
CUMHURHİYET’İMİZİN 100 YILINI KUTLARKEN…Binali Efe
Kemer ve temizlik çalışmalarıAdem Vural
SEÇİMEyüp Koçak
Kesik Minare meselesi…Yusuf Katrağ
Kira Artış Oranı Düştü, Antalya’da Fiyatlar Değişmedi
Antalya İş Dünyasından Boykot Çağrılarına Tepkiler
Antalya’da Bayram Tatiline Yağmur Engeli
Atb Hal Endeksi: Sebze Ve Meyvede Miktar Geriledi, Fiyatlar Yükseldi
Isparta’da Bayram Öncesi Gül Lokumu Satışları Arttı
Müsi̇ad Antalya’nın İftar Programında İş Dünyası Bir Araya Geldi
Sanayi Ve Teknoloji Bakanı Kacır: "Türkiye, Küresel Pazarın Yüzde 68’ini Kontrol Ediyor"
9 Günlük Bayram Tatili, Antalya’daki Otelleri Hareketlendirdi
Tel : 0 242 311 76 60 0 242 311 76 61 | Faks : 0 242 311 46 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim