Toplum olarak huzura ihtiyacımız var. İyiliğe, güzelliğe, merhamete ve sevgiye ihtiyacımız var. Farklı düşüncelere saygı duyan, farklı seslerle zengin armoni ortaya çıkarmaya; kardeşliğe, toplumsal barışa ihtiyacımız var. Türkiye, ne yazık ki günden güne bu duygularını yitiriyor. Çatışmacı, anlayıştan uzak, paranın hâkimiyetine koşulsuz bir biat eden bir kültür ortaya çıktı ülkemizde.
Bu kültür, bu anlayış sadece siyasette değil; ekonomide, sanatta, yaşamın her alanında varlığını sürdürüyor. Ne yapmalı, ne etmeliyiz diye endişe eden yok; endişe eden de gözüne yumruğu yiyor.
Ne oldu bize, bu kadar kötü, bu kadar hoşgörüsüz nasıl olabildik? Ramazan ayının idrak edildiği şu günler bile toplumun kendine gelmesine imkansız bir hal aldı. Bu uğurda gösterilecek birazcık çaba, atmosferi nefes alınabilir kılacak ama olmuyor.
Olsa keşke…
Keşke eskiye dönebilsek, birbirimize sarılıp merhaba diyebilsek!
Ama olmuyor.
Allah bu ülkenin insanlarına akıl fikir ihsan eylesin. Her şeyden evvel merhamet, empati yapabilme kabiliyeti versin. Hayatımın hiçbir döneminde siyasetten bu kadar nefret ettiğimi hatırlamıyorum. Siyaset son zamanlarda öyle bir hale geldi ki, insanları birbirine düşüren, yalanların, iftiraların hoşgörüsüzlüğün merkezi oldu.
Bugün işsizlik, enflasyon, zamlar almış başını gidiyor. Ama bizim siyasetçilerin tek derdi koltuk, tek derdi iktidar olabilmek. Bu millete gerçekten yazık. İnsanlarına, çocuklarına, bu toplumu var eden her zümreye büyük haksızlık yapılıyor. Siyasiler, Kürt-Türk diye bölemeyenlerin, Alevi-Sünni diye ayıramayanların; 27 Mayıs’ta, 12 Eylül’de bu toplumu kurşuna dizenlerin senaryosuna bugün de alet oluyor.
Irak’ta yaşananlardan, Suriye’de yaşananlardan ibret almıyoruz.
Siyasiler çok geç olmadan, bu toplumu tekrar bir araya getirmenin arayışına girmeli. Millet İttifakı da, Cumhur İttifakı da göstermelik değil, gerçekten bir şeyler yapmalı. Bugün toplum ikiye bölünmüş durumda ve herkesten bir taraf seçilmesi isteniyor. Türk toplumunun genlerini değiştirenlere, bu toplumun kültürünün boğazına bıçak dayayanlara karşı birlik olmazsak, sonumuz Libya’dan, Irak’tan, Suriye’den, Afganistan’dan farklı olmaz.
Yüz defa söyledim; yüz birinciyi de buraya not düşüyorum.
Bu yazı toplam 1750 defa okunmuştur.