Bugün 03 Nisan 2025 Perşembe
- IMKB
% - Altın
3788.455
%-0.78 - Dolar
37.9296
%-0.01 - Euro
41.8722
%1.82
- 17:11 - Korkuteli'de bozuk yollar tepki çekiyor
- 16:43 - Başkanı tutuklanan Gelendost Belediyesi’nde Başkan Vekili İsmail Kurtbolat oldu
- 16:32 - Memurlar maaşlarındaki erimeye çözüm bekliyor
- 16:28 - Emlakçılıkta tabela dönemi başlıyor
- 16:21 - Doğal gaz, bir sektörü bitirdi
- 15:43 - Kira artış oranı düştü, Antalya’da fiyatlar değişmedi
- 13:58 - Büyükşehir’den Korkuteli grup yollarında çalışma
- 12:30 - "Hazine bu ay da rantiyeye çalışacak"
- 12:24 - Antalya basını yasta
- 12:12 - CHP'den yağmur altında imza kampanyası
- 10:23 - Büyükşehir’den Korkuteli grup yollarında çalışma
- 18:53 - Et sektörü karamsar
- 18:48 - İYİ Parti’de bayramlaşma
- 18:01 - Yaşam Hastanesi: "Kanserle mücadelede erken teşhis hayat kurtarır"
- 17:43 - TFF 2. Lig: Isparta 32 Spor: 2 - Kepezspor: 4
Eyüp Koçak / Muhabir Türk





Kim suçlu?
31 Ekim 2019 Perşembe 00:01
Diziler mi çarpık, toplumumuz mu?
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, birkaç gün önce Türkiye’nin iki popüler dizisi hakkında görüşlerini dile getirmiş, “Lanet bir dizi var 'Çukur' diye. Onun kadar olamıyorsak yazıklar olsun. Bir de 'Adana Sıfır Bir' diye dizi var. İkisinin etki alanı kadar etki alanı oluşturamıyorsak yandık” ifadelerini kullanmıştı.
Bakan Soylu’nun açıklaması, “Sıfır Bir ve Çukur” dizisi bitecek mi sorularına neden olsa da, gerçek farklı. Çünkü Görsel medya sektöründe nereden baksanız bir tutarsızlık, nereden baksanız bir ahmaklık var. Türkiye’nin etki alanı yüksek, gençleri olumsuz etkileyen diziler sadece bu iki dizi ile alakalı değil. Türkiye’nin ulusal bütün televizyon kanallarına şöyle bir göz gezdirin, “Çukur ve Sıfır Bir” dizilerinden kat be kat tehlikeli dizilere rastlayacaksınız. Çarpık aile ilişkilerinden tutun ensest ilişkilere kadar yüzlerce dizi, gençlerimizi ve toplumumuzu zehirlemeye devam ediyor.
Sadece diziler mi?
Yarışma programları ve şov programlarının da kötülenen dizlerden kalır yanı yok. Evlilik programlarının yerini alan tuhaf içerikli programlar ise ayrı bir dert olarak karşımızda duruyor. Yani programı ortadan kaldırmak bile bazen çözüm olmuyor. Hemen boşluğu farklı ve tuhaf yapımlarla doldurmaya çalışıyorlar. Bir taraftan bu tür TV yapımlarını eleştiriyor ve yerin dibine sokuyoruz, diğer taraftan bu yapımlar Türkiye’nin en çok izlenen yapımları oluyor.
Ortada tuhaf bir çelişki var.
İşin televizyon kısmını halletseniz, YouTube gibi küresel dijital video platformları izleyicilerin imdadına koşuyor. Her ne kadar RTÜK dijital video kanallarına müdahale etse de, bu işin kesin çözüm yanı yasaklamak değil, toplumu bu konuda doğru bilgilendirmekten geçiyor.
Geçtiğimiz günlerde Çağan Irmak’ın bir sinema filmini izledim. “Bizi Hatırla” adlı sinema filminde; TV yöneticisi, dizide maço karakterleri azaltan senaristlere köpürüyor ve şu korkunç cümleleri kuruyor: “Hiç merak edip tepemizdeki dizilere baktınız mı? Kan gövdeyi götürüyor orada. Biz oğlanın eline tabanca verelim, önüne geleni vursun demiyorum ama siz resmen cinsiyetsiz bir karakter koydunuz ortaya. Bu ülkede birkaç kadın ‘yok biz maço erkek görmek istemiyoruz, yok kadın hakları yok, birey olma durumları’ deyip dursunlar.
Ülkenin geri kalan kadınları, akşam TV başına geçtiğinde erkek görmek isterler. Bu net! 2 saat boyunca sünepe kocalarını unutup, dizideki oğlanla öpüşürler kafalarının içinde. İşte bizim işimiz de bu! Onlara bu soft porno malzemesini vermek”
Filmdeki TV yöneticisinin ortaya koyduğu fikir, bugün olan biteni tüm çıplaklığı ile anlatmıyor mu? O halde ne yapmalıyız, dizileri ve sinema filmlerini yasaklamak yerine, topyekun ailelere yönelik eğitim seferberliği başlatmalıyız. “Kafalarının içinde öpüşen kadın” “kafalarının içinde öpüşen erkek” zihniyetini ortadan kaldırmalıyız.
Bilmem anlatabildim mi?
Bu yazı toplam 954 defa okunmuştur.
Kovanlık Bıyıklı Tarlaları Su AltındaKahraman Köktürk
Hız, dikkatsizlik…Ömer Yetgin
Kurslar ve etkinliklerMustafa Yetgin
İMAMOĞLU’NU KİM ÇAĞIRIYOR?Eşref Ural
Bayram heyecanımız nereye kayboldu?İSA KAVLAK
HEYBEDEKİ BÜYÜK TURP:TÜRKİYEGürsel Kaya
EMEKLİ OLUNCA ÇALIŞMAK İSTEMEMRaziye Gök Aktaş
ŞEHİRLEŞME-4Muharrem Yellice
NAZIM’I ABARTISIZ ANMAKYALÇIN DUMAN
Bakü’de iklim anlaşmazlığı: Dünyayı kirletenlerin YüzsüzlüğüMustafa Yıldıran
MUHASEBECİLERİN HAKLI İSYANIKamil Başkonak
CUMHURHİYET’İMİZİN 100 YILINI KUTLARKEN…Binali Efe
Kemer ve temizlik çalışmalarıAdem Vural
SEÇİMEyüp Koçak
Kesik Minare meselesi…Yusuf Katrağ
SPOR
Kira Artış Oranı Düştü, Antalya’da Fiyatlar Değişmedi
Antalya İş Dünyasından Boykot Çağrılarına Tepkiler
Antalya’da Bayram Tatiline Yağmur Engeli
Atb Hal Endeksi: Sebze Ve Meyvede Miktar Geriledi, Fiyatlar Yükseldi
Isparta’da Bayram Öncesi Gül Lokumu Satışları Arttı
Müsi̇ad Antalya’nın İftar Programında İş Dünyası Bir Araya Geldi
Sanayi Ve Teknoloji Bakanı Kacır: "Türkiye, Küresel Pazarın Yüzde 68’ini Kontrol Ediyor"
9 Günlük Bayram Tatili, Antalya’daki Otelleri Hareketlendirdi
Tüm Hakları Saklıdır © 1983 Antalya Son Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 242 311 76 60 0 242 311 76 61 | Faks : 0 242 311 46 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim
Tel : 0 242 311 76 60 0 242 311 76 61 | Faks : 0 242 311 46 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim