Geçenlerde gazetelerde şöyle bir haber okudum : “Sarımsak yemek bağışıklık sistemini güçlendiriyor” Bu haberi okuduktan sonra aklıma şu geldi hemen. “Sarımsak yemek bağışıklık sistemini güçlendiriyor güçlendirmesine de peki ya fiyatı?”
Sarımsağın kilosu neredeyse balla yarışıyor desem yanlış olmaz.
Bir kilo sarımsak 90 - 100 liradan satılıyor.
Çok değil; 1 ay öncesinde 60-70 liraya satılıyordu…
Yani; şöyle düşünelim; asgari ücretli bir çalışanın bir kilogram sarımsak ya da bal yiyebilmesi için günlük kazancının yarısını ödemek zorunda!
Kilogramı 90 - 100 lira arasında değişen sarımsağın asgari ücretli çalışan bir aileye girebilmesi ne derece mümkün sizce?
Ya da balın?
Kilogram fiyatı 300– 350 lira arasında değişen bal zaten lüks bir yiyecek oldu…
Dar gelirli ve asgari ücretli çalışan için demek oluyor ki; sarımsak da lüks oldu!
Zaten kırmızı eti hiç hesaba katmıyorum…
Kilogramı 350 – 400 liraya dayanan kırmızı ette ithal ürün de fiyatları dengeleyebilmiş değil!
Marketlerde, reyonlarda, kasaplarda et ve tavuk fiyatları aldı başını girri.
Sakatat ürünleri ise et fiyatlarını da geçti!
Gerçekten çok tezat ve bir o kadar da düşündürücü bir ortamı hep birlikte yaşıyoruz…
Bir kilogram tereyağı 300 liraya koşuyor…
Kaşar peyniri etle yarışıyor.
Kuruyemişleri zaten hiç gündeme getirmiyorum. Ceviz, fındık, badem ve fıstık ve ayçiçeği gramla alınabiliyor…
İşte böylesi bir tabloda; sarımsak ve zencefil tüketmenin bağışıklık sistemini güçlendirdiğini okuduğumda yüzümde tuhaf bir şaşkınlık belirdi.
Bir kilogram tereyağının 350 liraya çıktığı, akaryakıta sürekli zam geldiği, kuruyemiş diye tanımladığımız ürünlerin cebimizi yaktığı bir ortamda ne yesek de bağışıklık sistemimizi güçlendirsek diye düşünmeden edemedim…
Peki ya siz?
Bunu hiç düşündünüz mü?..
Bu yazı toplam 516 defa okunmuştur.