Planlamadaki yanlışlar, ileriyi görememe, rutin belediyecilik anlayışı ve Nazım İmar Planındaki eksiklikler bugün net biçimde kendini gösteriyor.
Hızlı bir göçün de uzantısında Antalya trafiği ciddi anlamda alarm veriyor.
Her dönem trafik ve ulaşım Antalya için büyük bir sorundu; ancak son 10 yıldır trafik ve ulaşım eziyete dönüştü.
Sabah 7.30’da başlayan trafik eziyeti, öğle saatlerinde kısmen birkaç saat rahatlasa da saat 15.30’dan itibaren saat 21.00’e kadar devam ediyor.
Yani trafik kilitleniyor…
Özellikle Hürriyet Caddesi, Yüzüncü Yıl, Dumlupınar Bulvarı, Mevlana ve Burhanettin Onat…
Lara bölgesinde trafik sıkışıklığı hiç bitmiyor!
Diyebilirim ki; Antalya’da özellikle son 30 yıla damgasını vuran en önemli sorun kuşkusuz ki trafik sorunu…
Turizm, tarih, doğa ve iklim özellikleri nedeniyle yoğun bir göç alan Antalya’da ciddi anlamda bu sorunun çözümü için radikal kararlar alınmalı.
Daha önceki bir yazımda; ‘’Böyle giderse Antalya’nın trafik sorunu yakın gelecekte İstanbul’daki görüntüleri aratmayacak…’’ dediğimde birkaç okurumuz Antalya trafiğinin İstanbul ile kıyaslanamayacağını söylemişti.
Oysa bugün geldiğimiz noktada 3 milyon nüfusuna yaklaşan Antalya trafikte ciddi anlamda alarm veriyor.
Düşünün ki İstanbul 16 – 17 milyon nüfusuyla bu sorunu yaşıyor. Antalya ise 2 milyona ulaşan nüfusuyla İstanbul trafiğini anımsatan görüntüler yaşatıyor.
İlginç olan ve üzerinde durulması gereken ayrıntı bu…
Bu sorunu yıllardır öteleye öteleye bu noktaya geldik…
Antalya’da en büyük sıkıntı alternatif güzergahların olmaması…
Yani; şehrin trafik yükünü çeken ana arterlerin sayısı oldukça ‘’yetersiz’’
Yılların yanlışlığı, çarpık yapılaşma, nizam imar planındaki tutarsızlıklar işi bu noktaya getirdi…
Bu sorun; hafif raylı sistemlerle çözülecek gibi de görünmüyor!
Bu yazı toplam 521 defa okunmuştur.