Doğal afetler sonrası gündeme gelen ve yanıt isteyen soruların temelinde kent planlamasının yanlışlığında neden "ısrar" edildiği sorusu yatar.
Andalya'da bugünlerde en çok konuşulan konu olası bir deprem felaketinde riskli bölgelerdeki binaların durumu....
Muratpaşa’da falezlerdeki tehlikeli yapılaşma, Yamansaz bölgesindeki kumullar, Konyaaltı’nda Hurma, Liman ve Sarısu mevkiindeki zemin, Kepez'deki Masa Dağı bölgesi’ndeki çarpık yapılaşma ve riskli evler...
Bu listeyi uzun uzadıya artırmak maalesef mümkün...
Özelikle Muratpaşa’da ve Kepez'deki planlama yanlışı ciddi bir sorun!
Bu sorunlara çözüm bulunması gerekirken değişen bir şey olmaması ise son derece düşündürücü...
Öte yandan şehirler gelişirken ve değişirken hangi kriterleri ya da standartları yakalar?
Peş peşe sıralanan ve denize perde çeker gibi yükselen beton bloklar mı gelişmenin sembolüdür? Ya da; kişi başına düşen yeşil alan miktarının daha da artması mı?
Neredeyse her sokakta açılan AVM’ler mi; yoksa çevreci projelerin yarıştığı sosyal donatı alanların arttığı bir yaşam alanı mı?
Hangi kriterler turizm için vazgeçilmezdir?
Hangi unsurlar tarımı koruyan ve kollayan yatırımlardır?
Bu tarz örnekleri ve kıyaslamaları daha da arttımak elbette ki mümkün!
Üzülerek söylemek gerekir ki; çok hızlı bir yapılaşmanın sürdüğü ve inşaatların peşpeşe yükseldiği Antalya’da çarpık yapılaşma ile birlikte kronikleşen sorunlar büyürken, kent merkezine gelen yerli ve yabancı turistler her gelişinde değişik bir Antalya ile karşılaşıyor.
Her ilçesinde neredeyse betonlaşma yarışının devam ettiği Antalya’da yeşil dokunun yerini beton bloklar alırken, çevreci projelerin yok denecek kadar az olması Antalya için büyük bir sorun...
Öte yandan her gelişlerinde Antalya’nın değiştiğini ve özellikle de hızla betonlaştığını söyleyen turistler; kent merkezinden sonra uzak yerleşim birimlerinde de hızlı bir betonlaşmanın yaşandığını, bu durumun yakın zamanda turizme zarar vereceğini söylüyorlar.
Bu yaklaşım ve tespit bile Antalya'da yanlışlarda ısrar edildiğini net biçimde gözler önüne seriyor...
Bu yazı toplam 561 defa okunmuştur.