




“Turizmde yabancı çalışan sayısı belli limitlerde olmalı”
Antalya Rehberler Odası (ARO) Başkanı Mustafa Yalçın Yalçınkaya, turizmde Türk çalışanların sayısı azalırken, özellikle bazı bölümlerde yabancı çalışanların sayısının hızla arttığını belirtti. Yalçınkaya, “Net bir sayı vermek zor ama özellikle resepsiyonist konusunda ya kendi insanımız istemiyor ya da bununla ilgili işverenlerin yabancı çalıştırma yönünde talebi var. Çok iyi derecede yabancı dil bilmeyi gerektiren misafir ilişkileri bölümünde de yabancı çalışanları görüyoruz” dedi. Sektördeki yabancı çalışanların kontrollü ve kayıtlı bir şekilde belli limitlerde olması gerektiğini kaydeden Yalçınkaya, Türk çalışanların sektörden kaçmasını çalışma motivasyonunun kaybolmasına ve işverenlerin ekonomik zorluklarla boğuşan çalışanlarına yönelik çok fazla bir şey yapmamasına bağladı. Sektörde çalışanlarıyla barışık işletmelerin olduğunu da vurgulayan Yalçınkaya, bunların sayısının artması gerektiğinin altını çizdi.
“TURİZMDE YABANCI ÇALIŞAN KONTROLLÜ, KAYITLI VE BELLİ LİMİTLERDE OLMALI”
Son yıllarda turizmdeki personel sorununun farklı platformlarda sık sık dile getirildiğini belirten Yalçınkaya, “Öncelikle eğitim sistemimizde kaliteli bir yabancı dil eğitiminin oturtulması, turizm çalışanlarının 12 ay istihdam edilmesi ve çalışmadıkları dönemlerde sigorta primlerinin yatırılması yönünde bir çalışma yapılması gerekiyor” dedi. Sektördeki yabancı çalışan sayısındaki artışa dikkat çeken Yalçınkaya, “Turizmde yabancı çalışan gerekiyorsa elbette olacak ama bu kontrollü ve kayıtlı bir şekilde belli limitlerde olmalı. Bu kesinlikle bir yabancı düşmanlığı değil” dedi. Futbol takımlarını örnek gösteren Yalçınkaya, “Futbol liginde yabancı kotası olmasa, yabancı futbolculardan oluşan bir lig ortaya çıkar karşımıza. Bunu farklı yerlerde de görebilirsiniz. Öncelikle milli menfaatleri koruyan bir anlayışla hareket edilir. Fakat biz bunu konu turizm olunca pek göremiyoruz. Eminim bununla ilgili bir farkındalık ve aydınlanma gelecektir” diye konuştu.
“TURİZMDE DOĞRU YATIRIMCININ, DOĞRU PROJELERİ DESTEKLENMELİ”
Turizmdeki yabancılaşmaya işaret ederek, yerli ve milli ifadesinin sık sık dile getirildiğini hatırlatan Yalçınkaya, şöyle konuştu:
“Turizmde insanlar, Türk kültürünü hissetmek, tarihimizi ve kültürümüzü görmek için ülkemize geliyor. Farklı yerlerde yabancı yatırımlarla yurt dışından gelenlerle çalışabiliriz ama bizim aksettirmek istediğimiz kültürümüzü, milli hassasiyetlerimizi yabancının görmesi, hissetmesi ve aktarması imkansız değil ama çok zor. Sorunlar ekonomi ile çok ilişkili. Bizim ekonomimiz düzeldiği, paramızın değeri arttığı zaman, kendi insanımız kendi ülkesine daha çok yatırım yapabildiğinde, buradaki beyinlerin Türkiye’de kalma isteği arttığında turizmdeki yabancılaşma sorunu da ortadan kalkacaktır. Türk turizmi diyorsak, Türkiye’deki gelişimler diyorsak bununla ilgili olarak doğru yatırımcının, doğru projelerle gündeme gelmesi ve bunların desteklenmesi gerekiyor. Konu sadece inşaat olarak otelleri dikmek değil, nihayetinde her biri bir kültür kalesi ve hizmet yeri. Bu yerlerin kültürel olarak vermek istediğimiz değerlere göre dizayn edilmesi gerekiyor. Bizim hayalimiz Türk insanının mutlu olduğu Türkiye’de, Türk yatırımcının olduğu yerde turistlere hizmet etmek olmalı. Farkındaysanız, turizmde milliliğin önemi hissedilmeye başlandı.”
“PERSONELİYLE BARIŞIK İŞLETMELERİN SAYISI ARTMALI”
Turizmde yabancı çalışan sayısı artarken, Türk çalışan sayısının azalmasının sebeplerine işaret eden Yalçınkaya, “Turizmde istihdam yıllarca stajyerler üzerinden gitti. Stajyer öğrencilere çok fazla iş yükü verildi. Öğrenci turizm liseleri veya turizm meslek yüksekokullarında okurken meslekten soğudu. Zamanla bunların turizmde çalışma motivasyonlarının azaldığını görüyoruz. Bu birinci sebep. İkincisi, işveren kendi hayat standardına bakıyor ama çalışanın hayatında bir iyileşme yok. Bunun yanında personeliyle barışık işletmelerimiz var. Bunların sayasının artması gerekiyor. Çalışan Mutluluğu Endeksi diye bir kavram var. Çalışan mutlu olmadığında misafire asık suratla hizmet ediyor. Kafasında her an gidecek gibi bir durumu oluyor. İşverenlerin kariyer planlaması yapması, çalışanlarını motive edici tedbirleri almaları gerekiyor. Antalya’da birde ev kiraları sorunu var. Asgari ücretle çalışan bir turizm emekçisinin hem konaklamasını yapması hem de geçimini sağlaması çok zor. Bundan dolayı da sektörden kaçış görüyoruz. Yetişmiş bir garson, mesleğinin farkında olan bir bellboy, iyi bir resepsiyonist; insan ilişkilerini, yabancı dili, kriz yönetimini bilir. Bu insanların farkındalıkları var. Gözüne baktığında misafirin ne istediğini anlar. Bu insanlar kolay yetişmiyor. Bu insanlar çok değerli” diyerek bu çalışanların sektörden kaçırılmaması için işverenlerin daha paylaşımcı olması gerektiğinin altını çizdi. HABER: YUSUF KATRAĞ
Tel : 0 242 311 76 60 0 242 311 76 61 | Faks : 0 242 311 46 64 | Haber Yazılımı: CM Bilişim